Bu kadın beni deli ediyor…
Nazlı Ilıcak: Son saldırılardan sonra artık görülmüştür ki PKK’yı muhattap olmadan bu sorunu çömek mümkün değildir. Sonuçta silah onların elinde ve siyaset yapmak istiyorlar. Ayrıca Öcalan için de ev hapsi benzeri bir talepleri var. Şimki ki Türkiye şartlarında bunları yapmak mümkün değil. Hele şu kutuplaşma ortamında mümkün değil. Demek ki şartları bu noktaya getirmek gerekiyor.
Benan Kepsutlu: Sayın Ilıcak ben mi yanlış anladım yoksa PKK’yı muhatap almadan bu sorun çözülmez mi dediniz?
Nazlı Ilıcak: Evet öyle dedim. Şimdi bu şartlarda çok tepki çekebilir bu sözler ancak sürekli yeni şehitler geliyor. Sadece silahlı tedbirle olmuyor. İlker Başbuğ bile bütün gücümüzle gitsek de Kandil’i yok edemeyiz dedi sonuçta. Demekki askeri tedbirlerle çözmek mümkün değil. Seçimlere gidiliyor o nedenle şimdi olmaz belki ama seçimlerden hemen sonra bir yol yöntem geliştirmek zorundalar.
Bu konuşma dün Habertürk’te geçti…
Fakat Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin gelişmesi PKK’nın işine gelmiyordu. Nitekim bu ilişkiler sayesinde birçok ülke PKK’dan desteğini çekti; bu örgütün bir terör örgütü olduğu hususu, daha geniş çevrelerde kabul gördü. Aslında PKK eylemleriyle, demokratikleşmenin de önünü kesmeye çalışıyordu o tarihte. Bugün ise hedefte, Öcalan’ın hapisten çıkarılması, dağdakilere af ve siyaset yolunun açılması var. Bir elinde bomba, diğer elinde ulaşılması şimdilik hayal olan hedefler, PKK eylemlerini sürdürüyor.
Bu laflar ise bugünkü köşesinde… aslında AKP’yi bu eylemler konusunda temize geçmek için başladığı bir yazının sondan bir önceki paragrafı… Şimdi bu iki söylem nedir? Olacak iş değil
Okumayım, dinlemeyim diyorum ama olmuyor bir şekilde görüyorum… deli oluyorum, başıma ağrılar giriyor…

