İnsanlığa mı Hamas’a mı yardım?
Yanına başka gemileride alarak yola çıkan Mavi Marmara gemisi İsrail askerlerinin gemiye çıkması ve çatışma sonucu sarsıcı bir olay oldu…
İnsanlar sokağa döküldü, Çok sert (!) açıklamalar yapıldı, yer yerinden oynadı (!)…
Şaşırdım, Başbakan Zonguldak’ta ölen maden işçileri için söylediği bu işin kaderinde böyle şeyler olur, bu gemiye binenler bunu öngörerek yola çıktılar demedi.
Kameraların karşısına çıkan herkes böyle birşey beklemiyorduk diyor. Bu ne biçim iş. Ya herkes aklını yitirmiş ya da ikiyüzlülük yapıyor. Adamlar gelmeyin, müdahele ederiz demediler mi? Gemidekiler canlı bağlantılarda karşı koyacağız demediler mi? Hep beraber seyrettiğimiz görüntülerde ellerinde demir sopalarla gemiye inen askerleri dövmediler mi? Gemidekilerin büyük çoğunluğunun ne tür fikirlere sahip olduğunu niye görmemezlikten geliyoruz?
Bu soruları bakarak, bu gemide ki ölümleri mazur gördüğümü hiçkimse düşünmesin. Hiçbir ölümü kabul etmiyorum. Ama bu ölümlerin birilerinin provakasyonu ile gerçekleştiğini görmeyecek kadar da aptal değilim.
Hamasın kontrolündeki bölgede yaşamaya çalışan insanlar için ağlayanlar, ortaya çıkıp, yıllarca Hamas’ı ABD ve İsrail’in destekleyip FKÖ’nün karşısına diktiğini niye söylemiyor?
Hamas’ın silahların gölgesinde seçime gittiğini, bulunduğu bölgede katı bir şeriat uyguladığını, cihad ile Filistin İslam Devleti kurmak istediğini niye kimse yazmıyor? İslami Cihad, Müslüman Kardeşler, Hamas ve say say bitmez terör örgütlerinin bu bölge insanını yıllardır kan, savaş, ölüm açmazına sürüklediğini niye kimse söylemiyor? Türkiye İsrail’den silah almıyor mu? Birlikte tatbikat yapmıyor mu? İsrail ile aramızda ticari, askeri, savunma işbirliği yok mu?
O gemiye binenlerin geçmişte Filistine, Pakistan’a eğitim almak için gittiğini niye kimse söylemiyor?
Siz eğer barış, insanlık adına bir eylem yapacaksanız sadece barışın, insanlığın, çocukların, kadınların tarafında olursunuz. Orada farklı amaçlarla savaşan, kan döken taraflardan birisine gönül bağı kurarsanız, taraf olursanız, kin güderseniz, o taraflardan biri de sizi savaştığı taraflardan birinin odağına yerleştirir.
Birbirlerini katleden araplar hiç umurumda bile değil. Bağımsızlığı değil de dini referans alan ve hep beraber insanlık suçu işleyen taraflar hiç umurumda değil. Savaş her yerde olduğu gibi kadınları, çocukları ve yaşlıları ezer, yokeder. Bu bölgede yaşayan milyonlarca insan yüzyıllardır din, mezhep, kabile, çıkar savaşlarının içinde eziliyor. Düzen bu oldukça daha bir yüzyılda ezilirler.
Şimdi Başbakan ortaya çıkıp cümleleri peş peşe sıralıyor. Ben ortadoğunun pisliğini, savaşını, ikiyüzlü politikalarını istemiyorum. Bu gemi Türk limanından yola çıkarken neredeydiniz? Bu gemiye bir bebeğin bile yolcu olarak alınmasına nasıl izin verdiniz? Yıllarca çocukları sokaklarda vuran, kollarını kıran, tanklarla insanları herkesin gözü önünde ezen, yasaklanmış kitle imha silahları ile masum insanları öldüren bir ülkenin önüne niye attınız bu insanları?
Hamas’ın kontrolünde bulunan bölgede 1.5 milyon insan var. İHH’nın bölgeye yaptığını açıkladığı yardım miktarı ortada. Bu eylemlerin ablukayı kırma amacı taşıdığı da ortada. Şimdi kim kime sertlik yapıyor, anlamıyorum. Biz yıllarca PKK’ya destek veriyor diye köyleri boşaltmadık mı? PKK’ya destek verdiğini düşünen devlet o bölgeye altyapı yatırımı yapmaktan kaçınmadı mı? PKK bizim için terörist bir örgüt değil mi?
İnsanlığa değil Hamas’a yardım için yola çıkanlarla hiçbir duygusal bağ kuramıyorum, anlamıyorum ve hiçbir ortak noktam olamaz. Türkiye’nin sorunu Hamas’ın sözcülüğü, kabulü değil en fazla oradaki insanların durumu olabilir. Türkiye’yi böyle bir açmaza sokanları tarih yargılayacaktır. Dış politikamız çökmüştür. Türkiye bu gemi baskınından beri artık hiçbir dış politikası olmayan, tutarsız, kendi çıkarlarını hiçe saymış bir ülkedir.
Kafasına çuval geçirilmiş bir ülkenin başka da yapacağı birşey yoktur…

