Kimin ne çocuğu olduğunu gördük ulan!
Kimin ne çocuğu olduğu çıktı meydana!
Ağzı salyalı şerefsizlerden küfür işitiyordum
“Mavi Marmara” gemisinin ardından kimin ne çocuğu olduğunu gördük.
Yakında Siyonistlerin ağzıyla konuşmaya başlarlar.
ciğerlerinin lekesini koyacaktır ortaya.
Kimin ne çocuğu olduğunu gördük ulan!
İki elim iki yakanızda; ettiğiniz bütün küfürleri yalatacağım size!
Hafif “takıldım” davacı oldu; adamakıllı “çaktım” gıkını çıkarmadı.
Lakin “değerli” olmasa da, “önemli” bir yazardır.
“Laikçi” orta sınıfın kafa röntgenini en iyi yansıtan köşe yazarıdır.
Yakında “Tırt Kemal” derlerse hiç şaşmam.
Lakin huy halini almışsa, rezillik elverir.
Bir yerlerden de üç-beş lakırdı kapmış habire söylüyor; “Yoksulluğu yeneceğiz…” falan.
Sizi bilmem ama böyle konuşan bir adama ben ömür boyu takarım:
“Hocam” diye hitap etmek istiyorum; zira “ablacığım” yahut “çıldıran kadın” deyince hepten delleniyor!
….
Bu cümleler bir köşe yazarına ait. Daha çoğu da varda meraklısı burayı ziyaret etsin.. Salih Tuna’nın köşesine…
Bu adresteki son yazısı ile, gittikçe yaygınlaşan, çakmak, benzetmek, oymak, köşesinden kafa atmak gibi eylemlerde bulunarak, köşesinden çaktığını belirttiği kişinin adını bile vermeden, aklınca Bekir Coşkun’u aşağılıyor. Öyle yaptığını düşünüyor… Okurları da buna mail atıyorlardır, eline diline sağlık diye… Bu muhteremde geriniyordur…
Öyle ya, ya batıya dayarsın ya doğuya dayamak istediğin yanını. İlla dayayacaksın ya, başka yolu yok…
Eksen kayıyor tartışmaları konusunda bu yazarla bir yere kaymadığı konusunda aynı şeyi düşünüyoruz. Eksen falan kaymıyor doğru… Ama ortada kafasını dik tutan, ilkeli, ezilmiş ortadoğu halklarından yana olan, tarihi perspektif, hepimiz müslümanız, terörist israil falan durumları da yok. Zaten olayın ne olduğunun falan da önemi yok.
Kimsenin kimseyi anlama gereksinimi de yok, öyle bir derdi de. Herkes birbirine çakma derdinde. Çünkü prim bunda. Kim kime daha çok çakarsa bir üst sıraya çıkıyor. Fikrin hiç ama hiççç önemi yok.
şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin…pahalı zevklerin insanı, ucuz cesaretlerin…
Bir zamanlar trenden atlama provaları yapan, kusacak kadar çok şiir okuyup, damarları çatlayana kadar tartışan, küfürden utanan bu toylar dönüşe dönüşe, savrula savrula şimdi ki yerlerini buldular, iktidarın gücüyle gelene geçene kafa atmayı yapabilecekleri eylemlerin en büyüğü haline dönüştüğünü farketmeden…

