Mehmet Barlas 12 Eylül için yargılanmalı mı?
Öyle çok uzun uzun arşatırmalara gerek kalmadan, elimle koymuş gibi bulduğum bir iki yazıyı buraya ekliyorum…
Bu yazı Milliyet Gazetesi’nin 15 Ekim 1981 tarihli nüshasında bulunuyor. Yazarı Mehmet Barlas.
Bu yazıda Yine Milliyet Gazetesi 16 Ağustos 1983 tarihli nüshasında yayınlanmış.
İlk yazıyı dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum. Bu yazı açıkça, hiç çekinmeden 12 Eylül cuntasının başarılarından, halkın desteğinden sözetmekte. Dili muhteşem. Uzun uzun yorum yapacak değilim. Mehmet Barlas’a hakaret edecekte değilim.
Bu yazıyı buraya koymamın tek nedeni o günlerde (ben 16 yaşındayım) 12 Eylül cuntasının yanında yer alıp, alkış tutanlar bütün olup biteni unuttuğumuzu sanmasınlar. Bugün köşelerinden 12 Eylül Anayasasını yapanları yargılayacağız geyiği ile referandumda evet verin diye yazanların azıcık da olsa utanmalarını, özür dilemelerini istediğim içindir.
Evet ilkönce o günlerde bu memlekette yaşayan gençlerin, yazarların, aydınların, çocukların, işçilerin hayatlarını ellerinden alıp, cehenneme çevirenlerin yargılanması gerekiyor. Bunları savunuyorsanız o günlerde yazdıklarınızı önünüze koyun ve bir adım öne çıkın, özür dileyin. Daha sonra da savcılığa gidip kendinizi ihbar edin.
Mehmet Barlas’ın yayınladığım bu yazısında bir detay var, çok ilginç ve dehşet verici; ” …12 Eylül yönetimi, bu yüzden, “anarşi ve terör’de parmağı olabilecek zanlıların dışında…” kim biliyor musunuz bu zanlılar? Yarından tezi yok bu zanlıları bulmak gerekiyor. Bir tanesini burada hemen yazayım; Erdal Eren. Bu çocuk bu siyasal olarak başarılı(!) cunta tarafından asıldı.
Mehmet Barlas’ın yazısında geçen bu zanlılardan bir kaçının adını daha yazalım buraya;
Mahmut Dikerdem, Enis Coşkun, Tektaş Ağaoğlu, Kemal Anadol, Orhan Apaydın, Erdal Atabek, Oya Baydar, Yavuz Çizmeci, Gültekin Gazioğlu, Aykut Göker, Reha İsvan, Mehmet Karaca, Medet Serhat, Nedim Tarhan, Nefise Akyelik, Şefik Asan, Yasar Arıkan, Seyit Aydoğmuş, Hüseyin Bas, Cüneyt Basbuğ, Ataol Behramoğlu, Mehmet Bulut, Metin Denizmen, Ergun Elgin, Mustafa Gazalci, Zülâl Kılıç, Cemal Kıral, Hasan Fehmi Mavi, Metin Özek, Sedat Özkol, İsmail Hakkı Öztorun, Ali Sirmen, Gencay Saylan, Ugur Kökden, Ali Taygun, Orhan Taylan, Haluk Tosun, Melih Tümer, Aybars Ungan, Tahsin Usluoğlu, Nurettin Yılmaz, Karabey Kalkan, Nadir Akgün ve Niyazi Dalyancı
Yukarıda ismi yazılı olan bu insanlar TCK’nın 141 ve 142. maddeleri ile yargılandılar. Bu kişiler Barış Derneği üyesi idiler. iddianmede derneğin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yanlısı olduğu, Türkiye’deki meşru düzene ve bu düzeni sağlayan ittifaklara, NATO’ya karşı oldukları, mevcut düzeni yıkarak yerine marksist bir düzen getirmeyi amaçladıkları için 141 ve 142′den yargılandılar. Uzun uzun yazmaya gerek yok. Araştırın ve görün… Bu dava dünyanın en ilginç davalarından biridir. Bir kara lekedir. Yukarda isimleri yazılı olanlar 1991 yılında beraat etmişlerdir …Türkiye Barış Davası adlı bu belgeyi belki kitabını edinirseniz daha geniş bilgiye ulaşabilirsiniz.
Mehmet Barlas’ın o günlerde yazdığı “batının olup biteni görüp susmak zorunda kaldığı” cümlesinin öyle olmadığı, Batı aydınları ve siyasilerinin Barış’ın yargılandığına dair söylemlerini hepimiz biliyoruz…
Uzatmadan lafımızı bitirelim. 12 Eylül süreci yargı önüne gitmelidir. Gönül rızası ile mahkemeye giden gitmeli, gitmeyen yakasına yapışılıp götürülmeli ve yargılanmalıdır. Referandumda Hayır oyu verdim, ancak 12 Eylül ve yandaşlarının yargılanması için hep evet dedim.
Mehmet Barlas köşesinden ona buna laf yetiştireceğine bu tür yazıları için milletten özür dilemeli ve kendini ihbar etmelidir. Bunu yaparsa gönlümüzde aklanır…
Not: Burada yayınlanan gazete kupurları buradan alınmıştır. Milliyet Gazetesinin bu arşiv hizmeti için bir bedel ödemiyorsunuz, ücretsiz üye oluyor ve sadece arıyorsunuz.



