Sezen Aksu söylüyor…
[ad code=1 align=center]
Tüm bu tartışmalar içinde Say’ın sözlerine yaklaşımınız nedir?
Fazıl Say Türkiye’dir. Kendisi bir aydın olarak endişelerini, düşüncelerini dile getirdi diye büyük tepki gördü. Oysa aydınlar, bırakalım düşüncelerini özgürce dile getirsinler. Sayın Say’a, belli bir hoşgörü içinde eleştiri gelebilir, buna saygı duymamız lazım. Ama bu eleştiriyi Fazıl Say’ın konuşmaması üzerine inşa ederseniz, o zaman yanlış yapmış olursunuz.
Referandumda, “Evet” oyu vereceğini açıklayan Sezen Aksu’yu telefonla aramışsınız.
Sezen Aksu bizim partinin içinden eleştiri aldı. Hem o eleştri nedeniyle hemde rahatsızlığı nedeniyle aradım kendisini. Yoksa normal siyasal tartışmaların bir parçası olmak için aramadım.
Aksu’nun 1989’da dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in resepsiyonuna katılması, 1995’te Susurluk sürecinin en karanlık dönemlerinde, dönemin Başbakanı Tansu Çiller’le birlikte şarkı söylemesi ve şimdi de darbe karşıtı olması bir çelişki değil mi?
Çelişki değil tutarlılık var.
Ne gibi?
Kenan Evren’i desteklemiş. Diğerlerini desteklemiş. Şimdi de o Anayasa’ya “Evet” diyor. Burada bir çelişki yok ki.
Orhan Gencebay da, 1994’te, “Kenan Evren’deki sanatçı duyarlılığını görüyorum” diyor. Şimdi de darbe karşıtı…
Orada da bir çelişki yok. Yine kendi içlerinde tutarlılık var. Yani o tutarlılığı şöyle söylüyorum ben: Bu sanatçı arkadaşlarımızın dünyayı sorgulayış biçimleri bizden farklı olabilir. Ona saygı gösteriyorum. Ama bu Anayasa değişikliği gerçekleşirse herhangi bir iktidar, örneğin Orhan Gencebay’ı veya Sezen Aksu’yu sevmeyen bir siyasi iktidar onlara hayatı cehennem edebilir. Biz bunu istemiyoruz. Hiç kimse için hiçbir yurttaş için hayat cehenneme dönmemelidir.
Yukardaki sözler Habertürk’ten Kutlu Esendemir’in sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ait.
12 Eylül cuntasına karşı durabilen, bu yüzden yargılanan yüzlerce sanatçı, aydın, gazeteci, bilimadamı, siyatçi o günlerde susmadı. Milyonlar sustu, Türkiye sustu hatta susmanın ötesine geçti cuntaya alkış tuttu, yanında yer aldı ve onların hazırladığı 12 Eylül anayasasına % 90′larla evet dedi. Öğreniyoruz ki 12 Eylül darbecilerinin resepsiyonuna katılanlar bugün fikir beyan ediyor. Acaip bir durum. Bir başka acaiplik Erdal Eren için şarkı falan yapıyor. Sonra da ortaya birileri çıkmış o’nu linç ediyorlar diye bağırıp duruyor. Ne linci be adam o zaten kendini, kendi ruhunu linç etmiş.
Bu hanımefendiye bu yetmemiş Tansu Çiller ile birlikte şarkılar söylemiş. O günlerde demokrasinin kraliçesi diye yutturulan, gazetelerde köşelerinden ”o güzel sarışın” diye yazılar düzenler bizi “sazan” sandığı için unuttuğumuzu düşünüyorlar. Bu arkadaşlar şimdi ne yazıyor aynı şeyi, Kılıçdaroğlu’nun söylediği gibi acaip tutarlılar. Güç kimde ise onların yanındalar. Bu güzide sanatçı ve gazeteciler şimdi evet evet diye kendi etraflarında dönüp duruyorlar. Herkes tarih içinde yerine alıyor, herkese bir koltuk var bu insanlık tarihinde. Erdal Eren adlı çocuğu asan cuntacılarla aynı salonda gülücük dağıtanların Erdal Eren’e şarkı yazma ve demokrasiden sözetme hakkı olmamalı.
Türkan Saylan’ı unutmasını, gıkını çıkaramamasını unutmadık. Unutulacak gibi de değil. Korkudan evine kaçmanın utanılacak bir yanı yok elbette ama korku salanların yanında olmak utanç verici bir durum.
Hadi şimdi gidip Sezen Aksu dinleyelim, Orhan Gencebay’a selam çakalım. Hadi rap rap rap, sağdan saymaya başla… evet1, evet2, evet3… hadi rap rap rap…
