Türkiye yakın geçmişinde tecavüz ya da ikiyüzlülüğün tarihçesi
İnternette gazeteleri hızlıca okurken, daha önce okumamak için direndiğim bir konunun hala yazıldığını gördüm. Burada bir tanesi Hacer Alkan tarafından yazılmış.
“Tecavüzü meziyet gibi sunan dizi yönetimini tebrik ediyoruz…
Günlerce bunun reklamını yapanları…
Ve ayrıca Kanal D yönetimini kutluyoruz…
Artık tecavüz sahneniz gördüğünüz gibi artık gerçek hayatta taklit ediliyor…
Ne büyük başarı değil mi?
Övünün!
Gururlanın!
Biz ne gösterirsek onu yapıyor bu halk diye sevinin…
Hakkınızdır…
Bu tecavüz sizin eseriniz çünkü…
Münasip bir yerinize kına yakın!”
Yazı böyle bitirilmiş. Tamam anlıyorum olup bitenler, bu dizi kabul edilebilir birşey değil. Ama birilerinin bu diziyi seyredip, tecavüze özendiği iddiası baştan sona saçmalık. Nasıl bu dizinin tanıtımı kabul edilecek bir durum değilse, bu yazıdaki iddiada kabul edilir bir durum değildir.
Neden mi?
45 yaşına gelmiş bu memleket evladı okumayı öğrendiği günden beri, (ki o günlerde televizyon yoktu, TRT radyoları dışında radyo yayını yoktu, gazeteler malum) hep tecavüzü okumuştur. Tecavüz tüm toplumlarda insanlık tarihi boyunca var olmuştur. Birilerinin uyduruktan yazdığı iki senaryo ile toplumda tecavüz olayları artmaz. Yok öyle birşey. Asıl bu toplumun münasip yerine kına yakması gerekiyor, aha geldiğimiz yer burası diye. Şimdi aşağıya bazı gazete küpurları ekliyorum, tarihlerine dikkatlice bakmanızı istiyorum…
06.12.2002 Milliyet
Buraya bu kadar ekleyebildim. Bu tür haberlerden yüzlerce var, sayfalar dolusu. Herkes birşeyler söylemiş ama nafile. Sayfalar bu haberler ile dolmuş taşmış. 3. sayfa haberleri denilen kavram ortaya çıkmış.
Şimdi bir diziyi alıp, ona buna kına göndermenin bir alemi yok. Tecavüz sahneleri gerçek hayatta taklit falan edilmiyor. Bunu söylüyor olmak büyük bir iddia. Bu toplumun tecavüz vakalarını, kadına bakışını sulandırmak, ciddiye almamak anlamına gelir. Hele hele bunu bir kadın gazetecinin yazıyor olması akıl alır bir durum değil.
Bu toplumda kadına bakışın nasıl geliştiği, tecavüze uğrayanların yıllardır belki de yüzyıllardır tecavüzcüsüyle evlendirildiği, ailesi tarafından evlenmesine izin verilmeyen gençkızların kaçırıldığı ve bunada aşk falan denildiği, bu tür olayların bu toplumda kurumsallaştığı, kot (jean) pantolan giyince tecavüzün gerçekleşemeyeceği bu toplumda olmadı mı? Yıllardır bu ülkeye gelen turistlerin dağlara kaldırılıp tecavüz edilip sonra da öldürüldüğünü görmedik mi? Yıllarca tecavüzcülerin pişmiş pişmiş kendi rızası ile birlikte olduk dediğini duymadık mı? Madem hafızalarınız bu kadar zayıf, daha geçen yıllarda polis kılığına girmiş ilkellerin bir kadını saçlarından sürükleyerek onlarca insanın arasından alıp gittiğini, bu kadına günlerce tecavüz ettiklerini, çoğu kişinin su testisi su yoyunda kırılır dediğini duymadık mı?
Kimse kimse kandırmasın, olayı sulandırmasın. Bu işler dizilerle, filmlerle artmaz.
Girin gazetelerin websitelerine, inin şöyle alt taraflarına doğru, onun bunun donunun fotoğraflarına frikik dendiğini bizimse soft-alıştırma pornosu dediğimiz şeyin nasıl arttığını bir görün. Bazı gazetelerin daha da ileri gidip rus porno sitelerinden alınmış videoları sitelerinde yayınladığını, kimsenin de gıkının çıkmadığını gidin görün. Porno sitelerden hiç sözetmiyorum. Video sitesi diye ortalıkta dolanan ama porno yayın yapan siteleri de söylemiyorum. Gazetelerin yıllarca arka sayfa güzellerini de tartışmıyorum. Bir gazetenin bundan 5 yıl önce Anneler Günü özel ekinde, annelerimizinde hakkı diyerek, göz banyosu yapsınlar diye yarı çıplak erkek fotoğraflarını yayınlamasına dı tartışmayacağım. Şu anda yayın yapan siteler bir gidin bakın. Bakın ve tecavüzlerin artış oranını tahmin edin…
Bu toplum bir basketbolcunun cep telefonundan bir genç kadının hayatının nasıl karartıldığını, googlede en çok aranan sözcük ile tecavüzcüyle nasıl işbirliği yapıldığını görmedi mi?
Ünlü bir şarkıcının mahrem görüntüleri büyük bir iştahla dağıtılmadı mı?
Bir önceki seçimlerde Ankara’da birçok posta kutusuna bir siyasinin yatak odası görüntülerinin olduğu bir CD bırakılmadı mı?
Fatma Gülün suçu ahlaksızlık diye birileri yazı yazmadı mı?
Ankara’da Fatmagülün suçu yok, biz onu Bihter sandık diye kendilerini afişe etmediler mi?
Yılbaşı gecelerinde Taksim’e akan ağzı salyalı tipler toplu tecavüz girişimlerinde bulunmadılar mı?
Uzatmaya gerek yok, Duygu Asena’yı hatırlamak gerekiyor belki de.
Belki de okumak, araştırmak gerekiyor sadece..
Not: Gazete küpurları Milliyet İnternet Arşiv’den alınmıştır.












