SAVAŞMAYA HAZIR MISIN OKTAY EKŞİ?
Hürriyet’in başyazarı Oktay Ekşi’nin o yazısını gördüğümde, bu sonun onu beklediğini gördüm. Yapılacak birşey yok görünüyordu.
Ağır bir söz…
Oktay Ekşi’yi hergün okuyan biri değilim. Ama bugüne kadar edindiğim izlenim bu tür laflara rağbet edecek bir insan olmadığı yönünde. Ancak bu laftan önce ve bu laftan sonra basında (!) kullanılan laflar aslında durumun ahlaki bir sorun olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Demek ki siz Başbakana ya da bakanlara böyle bir laf söylerseniz, bütün hayatınızı adadığınız mesleğiniz son bulabiliyor. Başbakan bir yerlerde ”Eğer gazetecilik buysa ben bu zihniyetle mücadele etmem, savaşırım. Gereğini yapacağız zaten, göreceksiniz. ” diyerek korku salabiliyor. Bu cümlelerin anlamı açık. Kabul görmese de iktidarın basında muhalif olanlara tavrı çok açık. Özellikle de Doğan Medya Grubunun başına gelenler, atılanlar, harcanan isimler ortada…
Tek tek isimlerini saymak gerekiyor aslında ama bu yazı gereksiz uzamış olur. Burada yakın bir zamanda yazdığım bir yazı ortada. Peki bunları yazan kişi ne oldu, hiç… Basınımızın güzide bir yazarı var biliyorsunuz Engin Ardıç; ağzından bal damlar. Google girin “Engin Ardıç küfür” sözcüklerini aratın ve sonuçları görün. Yeni Şafak yazarı Salih Tuna gidin yazılarını bir okuyun, başlıklarına bir bakın. Tahammül edilemeyecek zeka ürünü (!) yazılarla dolu. Üstünden ne kadar geçti bilmiyorum ama Yiğit Bulut’un meslektaşları için yazdığı ”köpek bakımı” öğütlerini ne yapacağız şimdi. Hala gerine gerine yazıyor, program yapıyor… Adnan Berk Okan okuyun, bu durumla ilgili yazısına bir göz gezdirin… Say say bitmez…
Güçlü olana yanlışlıkla da olsa küfür ederseniz bu ülkede işiniz biter. Ama vatandaşa küfür ederseniz arada kaynar gidersiniz. Hatta muhaliflere küfür ederseniz birileri sırtınızı bile sıvazlayabilir…
Uzatmadan söylemeliyim, her insan hata yapabilir. Oktay Ekşi’nin de hataları var daha önceden de benzeri durumlara düşmüş. Bu durum kotarılabilir bir durum olsaydı Oktay Ekşi’nin istifa edeceğini hiç sanmıyorum. Özür diler, ki diledi, yazılarına devam ederdi. Ama bu olayda önemli olan Hürriyet’in gelecek olan baskının sert olacağını öngörerek istifa yolunun doğrudan ya da dolaylı açılmış olmasıdır. Bunca sorunları varken bir de bununla uğraşmaları mümkün görünmüyor. Ancak görünen o ki (Bakanın açıklamaları da bunu gösteriyor) istifa ile yetinmeyecekler. Doğan Medya grubuna baskı artırılacak ve bu da sebepler arasına güçlü bir şekilde katılacak.
Sorun basında ahlak sorunu değil. Basının durumu ortada, köşesinde sırtını güçlü olana dayayan istediğini yazabiliyor.
Bu ülkede tahammül edilemeyecek derecede bir çifte standart var. Bu olduğu sürece sınıfın en uysal çocukları tokadı yer, camı çerçeveyi indiren yaramazlar “bir daha yapma çocuğum” azarıyla yırtar…
Ortadoğu Demokrasisi böyle birşey işte…
Not: Durum ne olursa olsun Oktay Ekşi’nin istifası doğru, gerekli ve yeterlidir…

