Televizyon seyretmiyorum öyleyse varım!
Bir süredir yazamadım. Üst üste gelen işler, kent dışına yolculuklar, sabahlamalar, sıcak, uykusuzluk… O kadar çok sıcak ki Ankara, geçen hafta başında ofisteki televizyon dayanamadı ve puf! Ofisteki sessizliği bozacak eylemlerde bulunsamda, bunu en iyi müzik doldurdu. Herşeyin sesini duymaya başladım. Yeni bir televizyon almayıp bu işi erteleyince, her dakika ne oldu diye baktığım ekranın yokluğu acaip tedirgin... Devamını oku
Hakkari Şemdinli Ankara…
TSK’nın bu sayfasında bir bilgi notu ve ardından TVlerin altyazıları ile herkes öğrendi 8 askerimizin şehit 14 askerin yaralandığını… Tvler hemen kadrolu yorumculardan kimi bulursa telefonla bağlanıp düşüncelerini almaya başladı… İnsan bu adamların konuşmalarını duyunca dehşete düşüyor. Artık öylesine bir duruma gelmişler ki, iri cümleler kurabiliyorlar… Bir tanesi açılım diyor, devam... Devamını oku
Aracımdaki kurşun deliği
Bu sabah, her sahah olduğu gibi aracımının başına geçtiğimde gördüğüm şeyden irkildim. Tavanında bir mermi deliği vardı. Kızım korkmasın diye annesi yok başka şeydir falan demesine rağmen 10 dakikalık arama sonucunda mermiyi aracın yanında buldum. Jandarma bölgesi olduğu için, ilgili karakola gittim, araştırılmasını istedim. Görevli Jandarma Komutanı bu bölgenin böyle olduğunu, oldukça geniş bir sahnaya baktıklarını... Devamını oku
Ankara’da siyasi recm
Okuduğumuz onca yazının içinde 2 kişi Nesrin Baytok’tan sözedebildi. Milliyet’te Aslı Aydıntaşbaş ve Hürriyet’te Eyüp Can. Onlarında yazdığı gibi herkes “o kadın” ile başlayan cümleler kurdular. O kadar ileri gidenler oldu ki, Nesrin Baytok’un milletvekilliğini ahlaksızca değerlendirdiler. Bu toz dumanının içinde lafını düşünmeden sallayan insan sayısı yüksek olacak elbet.... Devamını oku
